|
|
|
|
|
|
 |
OSMANCIK'TAN HABERLER
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
GAZETELERDEN HABERLER |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Osmancık'ta Bir Müze Kurulmasını İstermisiniz? |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
DOĞUM-DÜĞÜN-VEFAT
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
|
|
|
|
Osmancık, zengin bir yerel söyleyiş biçimine ve ses birikimine sahiptir. Öz Türkçe deyimlerin yanı sıra, eski çağ medeniyetlerinin söz ve ses birikimi hala halk arasında kullanılmaktadır.
Dilbilim açısından önemli bir kaynak olduğunu düşündüğümüz yerel "ağız" ve "söyleyişlerin" incelenmesi ve örneğin bir Osmancık Sözlüğü'nün oluşturulması, hem Türkçe'nin ses zenginliğine katkıda bulunacak hem de tarihsel planda dilin nasıl bir gelişim gösterdiği anlaşılacaktır.
Örneğin "Vittirdek" kelimesi Osmancık yerel söz dağarcığında " kurbağa lavralarının kuyruklu haline" verilen ad.
Biz aşağıda bu kelimelerin bir kısmını derledik. İnceleyince kendi yörenizle benzeşen ya da başka dillerdeki söyleyişlere yakın olan ya da son derece ayrıksı olduğunu düşüneceğiniz pek çok terimle karşılaşacaksınız.
Abıca: Amca
Acuk: Yabani elma
Ağuz:Doğurup süte gelen hayvanın ilk günlerindeki koyu kıvamlı sütü.
Akpakla: Kuru fasulye
Alagün: Güneşli bir gün, bulutsuz hava
Alağun: Alabildiğine bağırarak ağlamak
Alağuncu: Alağunlu ağlamayı adet haline getirmiş olan
Annaç: Karşılık
Anteri: Entari
Apalama: Çocuğun emekleme hali
Ardılmak: Yük olacak biçimde yerleşmek
Aşene: Mutfak
Atlampa: Dört nala koşmak
Atlankaya: Çocukların bir tür oyunu.
Ayakcak: Yürüteç
Aydaş: Alabildiğine zayıtlamış bebek
Aze: Organ
DEYİM:
Ağzı kokulu yaren : kişinin sürekli yakınında olan sevgilisi
Arasına darı tanesi sığmamak : sözleri normal aralıklarla özen göstermeden peş peşe ulamak
Atlampaya kalkmak : önünü ardını gözetmeksizin dört nala koşmak
Ayağı karıncalı : adı çıkmış hafif kadın |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
BİR HEMŞEHRİ
|
|
|
Kent |
:
|
İstanbul |
|
Meslek |
:
|
İnşaat MÜHENDİSİ
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|