Ana Sayfa İletişim Osmancık.com.tr Hakkında...
Ana Sayfa
Osmancık.com.tr Hakkında...
Firmalar
Osmancık Resimleri...
Osmancık Görüntüleri...
Hemşehriler
Derneklerimiz
Osmancık Köyleri...
GAZETELERDEN HABERLER
“ESNAFIMIZIN BORÇLARI YENİDEN YAPILANDIRILACAK”
Kaynak: Çorum Haber
(08.09.2010 )
Memura Zam Oranı Açıklandı
Kaynak: Mynet
(04.09.2010 )
Özel İdare 6 Operatör Alacak
Kaynak: Çorum Hakimiyet
(04.09.2010 )
Dilenciye Kredi Kartını Ödünç Verirsen Ne Olur?
Kaynak: Mynet
(02.09.2010 )
KPSS'de Kopya Skandalı Çözüldü
Kaynak: Mynet
(02.09.2010 )
110 Km Hız Sınırı Resmileşti
Kaynak: Mynet
(01.09.2010 )
Hitit Üniversitesi'ne Kayıtlar Başladı
Kaynak: Yayla Haber
(01.09.2010 )
Ayasofya'nın İbadete Açılması İsteği
Kaynak: Çorum Haber
(01.09.2010 )
Trafik Cezalarında Yeni Dönem
Kaynak: Çorum Hakimiyet
(01.09.2010 )
Öğretmen atamaları ertelendi
Kaynak: TRT Haber
(31.08.2010 )
 
 
bütün haberler
Osmancık'ta Bir Müze Kurulmasını İstermisiniz?
 
 
 
 
bütün anketler
 

MUHARREM YILDIZ

ÇANKIRI VALİSİ BAŞARISIZ ÖĞRETMEN VE OKUL İDARECİLERİNİ İSTİFAYA ÇAĞIRDI                


Medyada son zamanlarda öğretmen alımı ile ilgili haberler ön planda.


On bin yeni öğretmen alınıyor,yirmi bin öğretmen alımı yolda vb…..


Dinledikçe tüylerim diken diken oluyor.


Çalışmayan işini ciddiye almayan bir yığın insanı al, sınav kazandı diye öğretmen yap.


Eğitimin içinde biri olarak yeni öğretmenlerin yetişme ve çalışma düzenlerinden çok karamsarım.


Paradan başka bir şey düşünmeyen,


Görevini yapmadan ek ders çizelgesini didik didik eden,


İstiklal Marşı törenlerine katılmayacak kadar yüzsüz, yüreksiz, milli duygulardan yoksun.


Her an okulu nasıl asabilirim düşüncesinde olan,


Verilen nöbet görevlerini ciddiye almayan veya tutmayan,


Bir görev anlayışı ile çalışmak.


İşte bunlar beni karamsarlığa itenler.


 


Yok arkadaş biz böyle başlamadık.


Böyle sizler gibi kaçak çalışmadık.


Yolu, suyu ve elektriği olmayan köylerde, gaz lambası aydınlığındaki tek odalı lojmanlarda yaşadık. Dağ başlarındaki, havası soğuk köylerde sabah saat sekiz olmadan sobayı yaktık.


İstiklal Marşını, bir tarafı yırtılmış ve elle dikilmiş al bayrağın altında tam zamanında coşkuyla söyledik, söylettik.


Beş dakika derse geç girdikse, o gün son dersten beş dakika geç çıktık.


Sınıfı kendimiz temizledik.


Tıkanmış tuvaletleri kendimiz açtık.


Okulu kendimiz boyadık.


Camlarını kendi paramızla taktık.


Kendimiz sildik.


 


Geçtiğimiz Kurban Bayramında; on beş yıl önce bir arada görev yaptığım öğretmen arkadaşım aradı.


Bayramımı kutluyordu. Bizim köyde doğan oğlu Anadolu Lisesi ikinci sınıftaymış.


Kızları büyümüş. Genç kız olmuşlar.


Üniversitede okuyorlarmış.


Bedava konuşmam vardı. Telefonu kapattırdım. Ben onu aradım.


Öğretmen arkadaşımın adı Sadullah UÇAR’dı. Giresunlu idi. Hep çalışıp ,hem okumuş ve öğretmen olmuş;Giresun Devlet Hastanesinden Kurumlar arası nakille gelmişti. Stajyerliği ilk görev yeri olan ; benim yanımda geçmişti. Çok iyi bir notla da stajyerliği kalkmıştı. Çalışkan ve görevini tam yapan bir yapısı vardı. Beş yıl boyunca birinci sicil amiri olarak ben hep yüz tam not vermiştim. Sonra büyük şehre tayin istemiş ve ayrılmıştık. Ama birbirimizi hiç unutmamıştık O, beni hep kandillerde ve bayramlarda aradı.


Kandilimi ve bayramımı kutladı. İşte bu bayram da yine aramıştı.


Geçmiş günlerden konuştuk anılarımızı, yaşadığımız hoş anları yâd ettik.


Bol bol güldük.


En çok güldüğümüz anılar şunlardı:


Sadullah dördüncü, beşinci sınıfları bir arada okutuyordu.


Dördüncü sınıfta okuyan bir öğrencimiz vardı o zaman Adı Vural ERGİN’di .Dört değişik öğretmende okumasına rağmen okuma ve yazmayı öğrenememişti.Şimdi aynı öğrenci Sadullah öğretmenin sınıfıdaydı.


Bir gün Sadullah öğretmenin sinirli bir şekilde bağırarak dışarı çıktığını duydum.


Teneffüs zamanı gelmişti.Ben de ne oluyor diye öğrenciden önce hızla dışarı çıktım.


Sadullah öğretmen beni görünce:


-Olmaz böyle şey arkadaş.


-Adam buğdayı, arpa diye okuyor.


 Bende merak ettim sordum.


-Kim o akıllı? Dedim.


-Vural hocam. Okuma parçasını bir ders saatidir okuyoruz.


-Sen oku, Vural. Dedim. Buğday tarlalarını, arpa tarlaları diye okudu.


-Sinir oldum.


-Hocam niye sinirleniyorsun? Dedim.


-Çocuk gene doğru okumuş.


-Ya mercimek tarlaları diye okuyaydı ne yapacaktın?


-Buğday ile arpa akraba. Ya mercimek?


Gülmeye başlamıştı. Bende gülmüştüm.


 


Yaz tatiline giderken bizim köyün tarhanasından hediyelik olarak kayınpederine tarhana götürmüştü. Adamcağız bir gün tarhana pişireyim diye evde kimsenin olmadığı bir zamanda başlamış tarhanayı pişirmeye; ancak suyun içine tarhana yerine kilerden tarhanaya benzer suni gübreyi katmış başlamış karıştırmaya su karıştırdıkça köpürmüş, gübreli çorba taşmışta taşmış. Adamcağız pişman olmuş. Bunu bir de Karadeniz insanına anlatmış. Başlamışlar gır gıra.


Daha neler neler konuştuk? Güldük.


Epey bir konuştuktan sonra ikimizin eğitimle ilgili konuştuklarına sıra gelmişti.


Orda, yani İstanbul da da genç öğretmenlerin çalışmalarının aynı olduğunu,


Benim gözlemlerimin aynısının orda da onun tarafından da gözlemlendiğini söyleyince umutlarım tamamen söndü.


 


Basından: “Çankırı Valisi Şemsettin Uzun, başarısız öğretmen ve okul idarecilerini istifaya çağırdı.”


Evet bende, otuz yıllık bir öğretmen olarak çalışmayan, aldığı maaşı hak etmeyen, görevini yapmayanların istifa etmesini ya da işten atılmasını istiyorum.


 


ÖĞRETMENLİK, ARTIK KAZANILDIKTAN SONRA ;    BAŞARISIZ VE GÖREVİNİ SAVSAKLAYANLARIN YAPACAĞI BİR MESLEK OLMAKTAN ÇIKARILMALIDIR.


 


Muharrem YILDIZ


 

Osmancık Fotoğrafları, Görmek İçin Tıklayınız... Osmancık Video Görüntüleri, Görmek İçin Tıklayınız...
BİR HEMŞEHRİ
Bayan - 1985
Kent
:
İstanbul
Meslek
:
Öğrenci
 
Koyunbaba Menkıbeleri
Aşık Ali Deyişleri
 
 
© Copyright 2006 www.osmancik.com.tr
Bu Sitenin Tasarımı ve Dinamik İçerik Yönetimi Red Bilişim Tarafından Gerçekleştirilmiştir...
 
OSMANCIK.com.tr Ana Sayfası